Balikesir Tabip Odası
Aile Hekimliği öncesi hekimlerimize Mektup!
Son Güncelleme: Perşembe, 02 Eylül 2010 23:00 Perşembe, 02 Eylül 2010 13:49
Sevgili Meslektaşımız
Siz aşağıdakilerden hangisisiniz?
Aile Hekimi olmayı ne zamandır bekliyordum?
Hem statü kazanacağım hem de maaşım iyileşecek.
Ben hastamı, hastam beni bilecek.
Daha iyi koşullarda çalışacağım."
"Ne yapacağımı bilmiyorum!
Aslında sağlık ocağında çalışıyor olmaktan memnundum, ama sistem beni buna zorluyor. Başka bir şansım yok'"
"Aile Hekimi olmasam reçete yazma hakkı elimden alınabilir.
Geçici görevlerden başımı kaldıramam. Bunca yıldan, bu yaştan sonra bunu kaldıramam. "Tam Gün, Kamu Hastane Birliği derken, bana başka seçenek bırakmadılar. Ne olur ne olmaz..."
"Kurum hekimliklerinin ne olacağı belli değil.
İşyeri hekimliği alanı da karmakarışık. Her şey aleyhimize gelişiyor.
Başka ne yapabilirim ki?!."
Aile Hekimliği ile ilgili nasıl duygular besliyor olursak olalım, bundan sonra neler olacağıyla ilgili kafamızda birçok soru işareti olduğu kesin. Sağlık ocağı, AÇS/AP hekimiydik, 112, acil servisler ya da hastanelerde çalışıyorduk. Kurum, belediye, mediko ya da işyeri hekimliği yapıyorduk. Belki de çok istemedik, benimsemedik ama mecbur kaldık; kendimizi çaresiz hissettik; seçme hakkımız da şansımız da yoktu çünkü, istesek de sistemin dışında kalamıyorduk. Pek çoğumuz yakın donem önümüzü göremediğimiz için kaygı ve korku içindeyiz. Bu belirsizlik hepimizi mutsuz ediyor.
2003 yılından beri bilimsel çevrelerin ve meslek örgütlerinin itirazlarına rağmen inatla uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programının birinci basamak ayağı olan Aile Hekimliği şimdi de Balıkesir'de.
Aile Hekimliği 2004 yılından beri 43 ilde hala Pilot Yasa ile yönetiliyor. Bu sene sonuna kadar da tüm ülkede uygulanmaya başlanması planlanıyor. İlgili yönetmelik ise bu süre içinde 4 kere değişikliğe uğradı. 25 Mayıs'ta çıkan "Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği" ise işin aslının ne olacağı hakkında bize biraz olsun bilgi veriyor.
Aile hekimleri ÇOK PARA kazanacak mı?
Aslında sistemin en cazip yanı bugüne kadar hekimlere ödenen paralardı. Bazı illerde, hekimlere toplam 8.000 TL'ye varan ortalama 5.500-6.500 TL civarında olan ödemeler yapıldığını hepimiz duyduk. Uygulamanın bir an önce ilimize gelmesini ve gerçekten de hak ettiğimiz bu gelire bir an önce sahip olmayı diledik. Uzman hekimler bile çalıştıkları hastanelerden ayrılıp bu paranın cazibesine kapılarak sisteme girmeye çalıştılar. Oysa; gerçekler görünenden biraz farklı!
Cari giderler için hekime ödenecek 2.600 TL'nin hekimin cebine kalmayacağı artık hepimiz tarafından görülüyor. En son yönetmelik değişikliğiyle cari gider ödemelerine sınırlama getirildi. Buna göre ASM'ler dört sınıfa ayrılıyor ve verebildikleri hizmetlerin niteliğine göre her sınıfa farklı ödeme öngörülüyor. Eğer tıbbi donanımı ve personeli iyi, lüks sınıf bir ASM'deyseniz (bu sınıfta örneğin, gebenizi ultrasonografi ile izleyebilmeniz şart) ödenecek cari gider parası daha fazla olacak. Ama en düşük sınıfa yapılacak ödemenin ne kadar olacağı belirsiz.
Şu anki rnaaş ödemesi kayıtlı kişi sayısı temel alınarak yapılıyor. 3500-4000 kişi için ödenen maaş 4.000-4.500 TL civarında. Bu kadar nüfusla bir aile hekimi ve bir aile sağlığı elemanının başa çıkamayacağını zaten en başından söylüyorlardı. Zamanla kayıtlı nüfus sayısı düşecek, hekim sayısı hızla artacak (2023 hedefi 43.600 aile hekimi ve her hekime 2000 nüfus).
Yerinize bakacak birini siz bulamazsanız, maaşınızdan izinli ve raporlu olduğunuz dönemlerde %50 kesinti yapılacak. Mesleki sorumluluk sigortasının yarısını hekim ödeyecek. Koruyucu hizmetleri istenilen oranlarda (%80 üzeri) yapamazsanız performansınızdan kesilecek.
Hekimi, işletmenin bütün işlerini yapmak zorunda bırakan bir sistem
Bu sistemde hekimden beklenenler şunlardır: Tedavi edici hizmet, koruyucu hizmet, kayıt, satın alma, tamir, temizlik, ek işler (adli nöbet, evde bakım, gezici hizmet, yerinde hizmet, mesai dışı hastane poliklinik nöbeti). Bütün bunlarla, bir hekimin ve sadece bir yardımcı sağlık personelinin günde sekiz saat çalışarak başa çıkabilmesi mümkün değil. Pilot illerde hizmetin yürümesi için meslektaşlarımız, kendi aylık gelirlerinden kısarak ilave yardımcı personel tutmak zorunda kaldılar.
Çalışma barışı tahrip ediliyor
En yakın iş arkadaşınız, en önemli rakibiniz olacak. Hastalarımızı aynı ASM'deki hekim arkadaşımıza emanet ederek yıllık izne/hastalık raporuna ayrıldığımızda, diğer hekim arkadaşın bize kayıtlı nüfusu kendi üzerine geçirme olasılığı bile var. Bu ve buna benzer olaylar diğer illerde çok yaşandı. Bütün bu yapılanlar hekimi yalnızlaştırıyor, güvensizleştirıyor, çalışma barışını bozuyor ve dayanışmayı ortadan kaldırıyor.
Daha da çok çalışmaya zorlanacaksınız, geliriniz artmayacak
Bugün hastanelere hastalar aile hekiminden sevk edilmeden, kendiliklerinden başvurabiliyorlar. Aile hekimliği uygulamasının tüm ülkede yerleştirilmesinden sonra, sevk sistemi getirilecek. Şu anda aile hekimliği pilot illerinde ortalama poliklinik sayısı 50 hasta civarında. Sevk sistemine geçildiğinde aile hekimleri -gelirlerinde bir artış olmaksızın- bugünkünün 2-3 katı bir hasta yükü ile karşılaşacak.
İş güvencesiz çalışacaksınız!
Verilen işleri istenilen oranlarda yapamazsanız sözleşmeniz feshedilir. Hastaların çeşitli isteklerine karşı duramazsınız; zira başka bir aile hekimi seçme hakkı var. Nüfusunuz 1000'in altına düşerse sözleşmeniz feshedilir. Koruyucu hizmetler oranları iki ay üst üste düşük kalırsa sözleşmeniz feshedilir. Uzun süreli hastalık raporu (2 yıllık sözleşme için 90+90) alırsanız sözleşmeniz iptal olur. Her an işinizi kaybetme korkusuyla ne kadar verimli çalışabilirsiniz?..
Özlük haklarınız ne olacak?
Aylık gelirim düşer mi? Yakında sözleşmelerin SGK ile yapılacağı söyleniyor. Bu sözleşmenin içeriğinin nasıl olacağını bilmiyoruz. Kamu olsun, özel olsun hastanelere yaptığı ödeme tutarlarını her yıl biraz daha eksilten SGK'nın bize yapacağı ödemelerde de benzer bir tutum izleyeceği muhakkak.
Memuriyete geri dönmek? Sözleşme imzalandığında devlet memurluğunuz devam ediyor. Sizi ücretsiz izine ayırıyorlar, "vazgeçip eski pozisyonunuza dönmek isterseniz toplum sağlığı merkezlerinde çalışabilirsiniz" dıyorlar. Ama il içindeki TSM sayıları sınırlı ve her TSM nin standart bir kadrosu var. TSM de kadro yoksa sizi il içinde atayabilirler ya da il içinde gereksinim yoksa il dışına da atanabilirsiniz! Geri dönmek isteyenin döneceği yer yok.
Nasıl emekli olacağım? Asıl kadronuzun olduğu pozisyon üzerinden emekli olacaksınız. Yani emekli maaşınız bugünün parasıyla 1.400 TL civarında olacak.
Başka?..
Eş durumu, özel durum, rapor yerleştirmesi yok.
Doğum ve askerlik sonrası ilk açılacak pozisyonlarda öncelik tanınsa da, eski pozisyonunuza dönme şansınız olmayacak; tıpkı bir özel sağlık kuruluşunda hekimlik yapıyormuşsunuz gibi. İzinli ve raporlu olduğunuz dönemlerde maaşınızı tam alamayacaksınız. Kamu çalışanı olmanızın birçok avantajını kullanamayacaksınız.
Toplum Sağlığı Merkezleri'ne dönmek zorunda kalırsanız, bilginiz olsun!
Toplum sağlığı açısından koruyucu hekimlik hizmetlerinin topluma yönelik ve bireye yönelik olarak birbirinden ayrılması çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. ASM ve TSM'ler arasında yeterli koordinasyon sağlanamazsa bu bir felaketle bile sonuçlanabilir. Toplum sağlığı ile asıl ilgilenmesi gereken birimler olan TSM'ler sistemin üvey çocuğu muamelesi görüyor. Çalışan personel sanki daha değersiz bir iş yapıyormuş gibi daha düşük maaş alıyor, çok mutsuz, motivasyonsuzlar. Hekimler aile hekimlerinin yedek gücü olarak kullanılıyor, geçici görevlerden başlarını kaldıramıyorlar.
Adalet duygusu zedelendi!..
Aile Hekimliği Eğitimlerinde eğitici olunması için çalıştığınız birimlere çağrı yapılmadı, eğitici seçme kriterleri açıklanmadı, eğiticilerin puanları açıklandıktan sonra, sıralama tamamen değişti. Bu eğitimlerde eğitici olan meslektaşlarımız aldıkları çok yüksek puanlarla birçok kişinin önüne geçtiler. Bu arkadaşlarımızın geçici bir dönem verdikleri bir hizmet onlar için kalıcı bir kazanım haline gelirken; pek çok meslektaşımızın yıllarca çalışarak sarf ettiği emek, verdiği sağlık hizmeti değerini kaybetmiş oldu.
Kendi muayenehanenizin işçisi olacaksınız
Kirayı, elektriği, suyu, internet hizmetini, ısınmayı, jeneratörü, temizlik elemanının maaşını sizlere verdiriyorlar. Kamu binalarının odalarını sizlere kiralıyorlar, tamir ettiriyorlar. Belki de bir kısmı hayırseverler tarafından bağış yapılan sağlık ocakları da bunların içinde. Odası olmayan pozisyonları seçenler yeni baştan bir ASM yaratmak zorunda kalacak. Malzemeleri siz alacaksınız, içini siz döşeyeceksiniz. Yani adeta kendi muayenehanenizi işleteceksiniz. Fakat bütün gelir kalemlerinin tutarları devletçe belirlenecek. Nitelikli, iyi hekimlik yerine, "kendi muayenehanenizin ucuz işçisi" olacaksınız.
Yıllardır çalıştığınız, alıştığınız, bildiğiniz ve sevdiğiniz sağlık ocaklarına son bir kez bakın...
Belki puanınız yüksek olduğu için istediğiniz bir pozisyona yerleşebileceksiniz. Puanınız ancak yetiyorsa " neresi olursa olsun yeter ki yerleşebileyim" diyerek hiç bilmediğiniz, evinizden çok uzak, belki de taşınmak zorunda kalarak bir pozisyon tercih edeceksiniz. Belki de çok istediğiniz halde puanınız yetmediği için açıkta kalacaksınız. Oturduğunuz yerin dışında bir bölgeye yerleştiyseniz orada ikamet etmeniz gerekecek. Gitmeden sağlık ocağınıza son bir kez bakın...
Sağlık ocakları gidince...
ASM'ler tedavi edici hizmetleri önceliyor ve başvuran odaklı hizmet veriyor. İstenildiği kadar gezici, yerinde hizmet yapılacak denilsin, birinci basamak hekiminin birinci görevi ekibiyle birlikte talep edilmese bile toplum sağlığını korumak ve güçlendirmek için toplumun ayağına sağlık hizmeti götürmektir. Sistem toplumu, bölgeyi, aileyi parçalıyor hizmetin bütüncüllüğünü bozuyor.
Size verilen değer
Yıllar ve yıllar boyunca günde 30-40 hasta bakan bir hekim ayda 5.000-6.000 TL maaşı hak ederken, bu parayı esirgeyip, sizleri badanayla, ampulle, plazma tv ile, muhasebeyle uğraştırmak, sizlerin eğitimine, birikimine, yaptığınız işin değerine hükümetin bakışının yürek burkan, ama aynı zamanda öfke de uyandıran en açık kanıtıdır.
Hükümetin derdi ne?
Bütün bunlar, sağlık hizmetinin ve bu hizmeti verenlerin emeğinin değersizleştirilmesi amacına yönelik girişimlerdir. Bu sayede sağlık hizmetine ayrılan paranın, hizmeti üretenlerce ve hakça paylaşılması yerine, çok çeşitli yöntemler kullanılarak sağlık sektöründe yer alan büyük sermaye sahiplerine sunulması hedeflenmektedir.
Özetle, aile hekimliği sisteminde;
· Sözleşmeli çalışacaksınız; iş güvenceniz olmayacak.
· Aylık geliriniz belirsiz; giderek düşeceği kesin.
· Bugün çok çalışmak, yarın daha çok çalışmak zorundasınız,
· Hastalanamayacaksınız.
· Yıllık izin kullanamayacaksınız.
· Ya siz meslektaşınızın hastalarını "kapacaksınız"; ya o sizinkileri!..
· Patron gibi sorumlu olacaksınız; işçi gibi ücretlendirileceksiniz.
· Düşük bir emekli aylığı alacaksınız.
Buraya hangi duygularla gelmiş olursak olalım, ya da kararımız ne olursa olsun bundan sonra neler olacağıyla ilgili kafamızda birçok soru işareti olduğu kesin. Pek çoğumuz yakın dönem önümüzü göremediğimiz için kaygı ve korku içinde. Bu belirsizlik hepimizi mutsuz ediyor. Biz doğru olanın kamu finansmanına ve ekip hizmetine dayalı birinci basamak sistemi, yani Sağlık Ocaklarımız olduğunu hep vurguladık, yine vurguluyor ve siyasal iktidarı uyarıyoruz: Parçalanmış ve ticari birinci basamağın sağlık alanındaki bedeli ağır olacaktır. Pratisyen hekimler kısa ve uzun dönemde ciddi hak kayıplarına uğrayacaktır. Buradan hareketle iktidarı aile hekimliği özelleştirme projesinden vazgeçmeye çağırıyoruz.
Balıkesir Tabip Odası olarak, bu belirsizlik ve güvensizlik ortamında yaşayacağınız her sıkıntının, problemin hak kaybının arkasında olacağız. Hukuki destek sunmak üzere konuyla özel olarak ilgilenen bir avukatımız olacak. Sürecin yakından takipçisi olabilmek amacıyla bize sürekli, her durumda, her ortamda, her koşulda ulaşabileceğiniz bir “BTO-Aile Hekimliği İzleme ve Değerlendirme Komitesi” kurduk. Bu vesileyle Balıkesir Tabip Odası’nın hekimlerin örgütlü gücünün adı olduğunu ve meslek odamızın her zaman yanınızda olduğunu hatırlatır çalışmalarınızda başarılar dileriz.
BALIKESİR TABİP ODASI
AİLE HEKİMLİĞİ İZLEME VE DEĞERLENDİRME KOMİTESİ
Dr.Necdet UÇAN
Dr.Ahmet DAMAR
Dr.Dilek YILDIRIM
Av.Arife ŞENGÖR